İnsan ve Çevre İlişkisi

 

Çevre: Canlı ve cansız varlıkların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde olduğu ortamdır.

Çevre kirliliği: İnsan faaliyetleri sonucunda çevrenin olumsuz etkilenmesi ve çevrenin doğal özelliklerini kaybetmesidir. Çevre kirliliği; hava, su, toprak, ışık, gürültü ve nükleer kirlilik gibi farklı biçimlerde oluşabilir.

Hava kirliliği:

  • Evlerden, arabalardan, fabrikalardan çıkan gazlar hava kirliliğine neden olur.
  • Kalitesiz yakıtların kullanılması, plansız şehirleşme, nüfusa paralel olarak motorlu taşıt kullanımının artması gibi olaylar da hava kirliliğinin başlıca nedenleridir.

  • Havaya karışan zehirli gazlar su buharı ile birleşerek asit yağmurlarına dönüşür. Asit yağmurları; ormanları tahrip eder, canlıların ölmesine ve maddi kayıplara neden olur.

  • Atmosferde bulunan ozon tabakası güneşin zararlı ışınlarından bizleri korur. Ancak kullandığımız deodorantlar ile klima ve buzdolabı yapımında kullanılan gazlar ozon tabakasının incelmesine neden olur. Böylece güneşin zararlı ışınları yeryüzüne ulaşarak canlılara zarar verir.
  • Atmosfere salınan gazlar güneş ışınlarının yeryüzüne çarpıp geri dönmesini engeller ve yeryüzünün gereğinden fazla ısınmasına neden olur. Bu olaya sera etkisi denir. Bu durum buzulların erimesi, iklimlerin değişmesi, bazı canlı türlerinin yok olma tehlikesi yaşaması gibi birçok olumsuz olayı peşinden getirir.

Toprak kirliliği:

  • Evsel atıklar, sanayi atıkları, tıbbi atıklar, piller, kimyasal gübreler, asit yağmurları toprak kirliliğine neden olur.
  • Toprak kirliliği canlıların hayatını olumsuz etkiler ve biyoçeşitliliği azaltır.

  • Toprak kirliliği, topraktan yetişen bitkileri olumsuz etkiler ve bu bitkiler ile beslenen canlıların hayatını da olumsuz etkilemektedir.

Su kirliliği:

  • Tanker kazaları sonucu petrolun denize karışması, evsel atıklar, sanayi atıkları, tarım ilaçlarının suya karışması gibi olaylar su kirliliğine neden olmaktadır.

  • Su kirliği, su içerisinde yaşayan canlıların hayatlarını olumsuz etkiler ve biyoçeşitliliğin azalmasına neden olur.

Işık kirliliği:

Hızla artan nüfusla birlikte insanların yanlış zamanda, yanlış yerde, yanlış miktarda bilinçsiz bir şekilde ışık kullanımından kaynaklanan kirlilik çeşididir. Plansız kentleşmenin olduğu bölgelerde sık yaşanan bir durumdur.

Gürültü kirliliği:

İnsanlar üzerinde olumsuz etki yapan ve hoşa gitmeyen seslere gürültü denir. Özellikle büyük yerleşim yerlerinde iş makinelerinden çıkan sesler, yüksek sesle dinlenen müzik, araba sesleri, korna sesleri gibi bir çok faktör gürültü kirliliğine neden olmaktadır.

Çevre kirliliğine karşı alınacak önlemler:

  • İnsanlar, çevre kirliliği konusunda bilinçlendirilmeli ve çevreye duyarlı hale getirilmeli.
  • Yenilenemez enerji (kömür, petrol, doğal gaz) kaynakları yerine, yenilenebilir enerji (güneş, rüzgar, su, jeotermal) kaynakları kullanılmalı.
  • Plastik, cam, kağıt, metal gibi geri dönüşümü olan maddelerin, geri dönüşümleri için atık toplama merkezleri yapılmalıdır.
  • Fabrika bacaları, ev bacaları, araba egsozlarına filtreler takılmalıdır.
  • Yeşil alanların tahrip edilmesi önlenmeli ve ağaçlandırma çalışmalarına ağırlık verilmelidir.
  • Kalitesiz yakıt kullanımının önüne geçilmeli.
  • Kalorifer ve doğal gaz kazanlarının periyodik olarak bakımı yapılmalı.
  • Arıtma tesisleri kurulmalı.
  • Yeşil alanlar arttırılmalı, şehir planlamalarında hava kirliliğini azaltıcı tedbirler uygulamaya konulmalı.
  • Plansız kentleşme ve hızılı nüfus artışına karşı çalışmlar yapılmalıdır.
  • Toplu taşıma araçları yaygınlaştırılmalı.
  • Gübreleme ve ilaçlama konusunda insanlar bilinçlendirilmelidir.

 

 

 

‘İNSAN VE ÇEVRE İLİŞKİSİ’ KONU ANLATIMINI PDF OLARAK İNDİR.

Yorum Yap!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir