Güneş Sistemi Ötesi: Gök Cisimleri

 

Evrenin oluşumu ile ilgili görüşler:

  1. Hareketsiz ve başlangıcı olmayan evren: 1600’lü yıllarda Newton tarafından ortaya atılmıştır. Bu görüşe göre evren sonsuzdan beri vardır ve şu anki halini koruyarak sonsuza kadar varlığını sürdürecektir.
  2. Büyük patlama teorisi(Big Bang): Bu görüş 1927’de Georges Lemaitre tarafından ortaya atılmıştır. Evrenin bir başlangıcı olduğunun ve çok büyük bir yoğunluğa sahip bir maddenin patlaması nedeniyle bütün yıldızların, gökcisimlerinin, galaksilerin oluştuğu fikrini savunmaktadır. 1929 Edwin Hubble evrenin genişlediğine ilişkin görüşünü ortaya atarak Big bang teorisini bir nevi desteklemiş oldu. Çünkü gökcisimleri sürekli olarak birbirinden uzaklaştığını söylemiş ve uzaklaşmadan önceki hallerini düşünecek olursak tek bir noktadan çıkma ihtimalini kuvvetlendirmiştir.

Gökcismi: Uzay boşluğunda bulunan Güneş, Ay, gezegen, yıldız, takımyıldız ve bulutsu gibi tüm doğal cisimlere verilen ortak isimdir.

Yıldızların oluşum süreci:

  • Yıldızlar da canlılar gibi doğar, büyür ve ölürler.
  • Yıldızlar, bulutsu adı verilen gaz ve toz bulutlarından oluşur. Kendi kütle çekim kuvvetinin etkisiyle sıkışmaya başlayan bulutsu küçük parçalara ayrılır. Bu parçaların sıcaklığı ve yoğunluğu giderek artar. Sıcaklık belli bir dereceye ulaştığında, bulutsu parçalarının yapısında enerji üreten değişimler meydana gelir. Bu değişimlerin başlaması bir yıldızın doğumu olarak kabul edilir.
  • Bir yıldızın oluşumu milyonlarca yıl sürer.

  • Yıldızların hemen hemen tüm özelliklerini başlangıçtaki kütlesi belirler. Bu özelliklerin arasında parlaklık, büyüklük, yıldızın gelişimi, yaşam süresi de bulunur.
  • Merkezlerinde bulunan yakıt zamanla biter. Böyle bir durumda yıldız değişime uğrar ve sonuçta ölür.
  • Büyük kütleli yıldızların hayatları süpernova patlaması ile son bulur ve yıldızdan geriye nötron yıldızları veya karadelikler kalır.
  • Küçük kütleli yıldızların dış katmanları uzaya saçılır ve merkezlerinde metal ve karbon yığını olan beyaz cüce kalır. Ölen yıldızlar arkalarında toz ve gaz bulutu bırakır ve bunlar sonunda bulutsu halini alır.

Bulutsu(Nebula):

  • Yıldız oluşum sürecinin başlangıcında uzay boşluğunda bulunan sıcak gaz ve toz bulutlarının oluşturduğu kümeye bulutsu denir. Gaz ve tozdan oluşan bulutsular, yıldızların ham maddesidir. Yıldızlar sıkışan bulutsulardan oluşur.
  • Bazı bulutsular parlak, bazı bulutsular karanlık gözlemlenir. Orion Bulutsusu ve Kelebek Bulutsusu, parlak bulutsuya örnektir. Gökyüzündeki en parlak bulutsu Orion Bulutsusu olup Dünya’ya en yakın yıldız oluşum bölgesidir.
  • Atbaşı Bulutsusu karanlık olarak gözlemlenen bulutsuya örnektir. Uzayda gözlemlenmiş en büyük bulutsulardan biri Tarantula Bulutsusu’dur.

Bulutsu türleri:

  • Salma bulutsusu: Sahip olduğu hidrojen elementinin verdiği salma çizgisinden dolayı bu adı alır.
  • Karanlık bulutsusu: Yoğun olmaları sebebiyle içerisinden veya arkasından hiçbir ışık geçirmezler.
  • Yansıma bulutsusu: Yakınında bulunan bir yıldızdan aldıkları ışığı sayesinde aydınlanan bulutsulardır.
  • Gezegenimsi bulutsu: Dış katmanlarını uzaya saçarak merkezinde sıcak bir beyaz cüce bırakan bulutsulardır.
  • Süpernova kalıntıları: Büyük kütleli yıldızların ömürlerinin sonunda şiddetli bir süpernova patlaması sonucu katmanlarını uzaya saçtığı, dağınık yapılardaki bulutsu türlerine örnek verilebilir.

Karadelikler: Büyük kütleli yıldızların bazıları yaşam sürecini tamamlayıp enerjilerini tamamen yitirdiklerinde kara deliklere dönüşür. Ömrü bitmek üzere olan yıldızların bir süre sonra kütlesi merkeze doğru çekilir. Sonunda tüm kütle bir noktada toplandığı için var olan kütlenin çevresinde olan ışık dahil herşeyi içine alıp yutmaya başlar.

Yıldız:

  • Etrafına ısı ve ışık saçan gökcisimlerine yıldız denir.
  • Bulutsu adı verilen gaz ve toz yığınlarının bir araya gelip sıkışmasından oluşur.
  • Küresel şekle sahiptir.
  • Dünya’mıza en yakın yıldız Güneş’tir.
  • Dünyadan bakıldığında ışıkları titreşimli görünür.
  • Hem kendi eksenleri etrafında hem de galaksi yörüngelerinde dolanırlar.
  • Bilinen en büyük yıldız Uy Scuti adlı yıldızdır.
  • Dünya’dan bakınca görülebilen en parlak yıldız Sirius yıldızıdır.
  • Yıldızlar canlı değildir fakat bir canlı gibi doğar, yaşar ve ölür. Ömrü sona eren yıldızlar şiddetli patlamalarla parçalanırlar ve uzay boşluğuna dağılır.
  • Yıldızların ortalama ömürleri 10 milyar yıldır.
  • Yıldızlar farklı renklere sahiptir. Sıcak yıldızlar mavi ve beyaz, orta sıcaklıktaki yıldızlar sarı, soğuk yıldızlar ise kırmızıdır.
  • Tekli halde veya takım halinde bulunurlar.

Unutma! Seher Yıldızı olarak bilinen gök cismi aslında bir yıldız değil, Venüs gezegeninin bulutsuz bir gökyüzündeki görünümüdür.

Takımyıldızları:

  • Birden fazla yıldızın bir arada bulunmasıyla oluşan yıldız kümelerine takımyıldız denir.
  • Takımyıldızları çeşitli nesnelere benzetilen parlak yıldız düzenlerine sahiptir. Takımyıldızlarına insan, hayvan ve nesne adları verilmiştir. Bu benzetmeler, gökyüzü gözlemlerini kolaylaştırmıştır.
  • Büyükayı, Boğa, Büyük Köpek, Yılan, Küçükayı, Ejderha, Çoban, Kuzey Tacı ve Orion (Avcı) günlük hayatta sıkça duyduğumuz takımyıldızlarıdır.

Işık yılı: Evrende gök cisimleri arasındaki uzaklıklar o kadar büyüktür ki kullandığımız uzaklık birimi olan kilometre yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle gök cisimleri arasındaki uzaklık ışık yılı ile ifade edilir. Işık yılı kavramı, bir zaman ölçüsü değil bir mesafe ölçüsüdür. Işığın boşlukta 1 saniyede aldığı yol 300.000 km’dir. Işığın bu hızla 1 yılda kat etmiş olduğu mesafeye 1 ışık yılı denir.

Galaksiler(Gök ada):

  • Milyonlarca yıldız, uydular, gezegenler ve bulutsular galaksi denen büyük sistemleri oluştururlar.
  • Galaksiler; sarmal, eliptik ve düzensiz şekilde olabilir.
  • Sarmal Galaksiler; Sarmal galaksilerin çevresinde, merkezinden dışa doğru uzanan parlak kollar mevcuttur. Samanyolu ve Andromeda Galaksisi, sarmal galaksilere örnektir. Dünya’mızın da içinde bulunduğu Güneş sistemi Samanyolu Galaksisinin avcı kolunda yer almaktadır.

  • Eliptik Galaksiler; Oval biçimdedirler. Bu galaksilerde yıldızlar arası gaz ve toz bulutları azdır. Bu gök adalarda yaşlı ve kırmızı yıldızlar vardır. Ayrıca yeni yıldız oluşma oranı da oldukça düşüktür.
  • Düzensiz Galaksiler: Belirgin bir şekli olmayan gök adalardır.

 

 

 

 

“GÜNEŞ SİSTEMİ VE ÖTESİ: GÖK CİSİMLERİ” KONU ANLATIMINI PDF OLARAK İNDİR.

Yorum Yap!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir